WebAIM’in 2026 tarihli Screen Reader User Survey #11 araştırması, ekran okuyucu kullanan kişilerin kullandıkları yazılım, tarayıcı, işletim sistemi ve web erişilebilirliği deneyimleri hakkında güncel bir tablo sunuyor. Temmuz–Ağustos 2026 arasında yürütülen araştırmada 1.780 geçerli yanıt değerlendirildi.
Bu sonuçlar Türkiye’deki görme engelli kullanıcıları doğrudan temsil eden bir araştırma değil. Örneklem kontrollü olmadığı için tüm ekran okuyucu kullanıcılarına genellenemiyor. Yine de ürün ve web geliştiricileri, eğitimciler ve erişilebilirlik savunucuları için uluslararası kullanıcı eğilimlerini izlemeye yarayan önemli bir başvuru noktası.
Araştırmanın temel bulguları
Yanıt verenlerin yüzde 83,2’si kör olduğunu, yüzde 18’i ise az gören veya görme bozukluğu bulunan bir kullanıcı olduğunu bildirdi. Katılımcıların yüzde 94,8’i ekran okuyucuyu bir engellilik nedeniyle kullandığını söyledi. Ekran okuyucu yeterliliğini ileri düzey olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 57,8, orta düzey olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 38,8 oldu.
Masaüstü ve dizüstü bilgisayarda birincil ekran okuyucu olarak JAWS yüzde 55 ile ilk sırada yer aldı. NVDA yüzde 32,9, VoiceOver yüzde 6,5 oranında kullanıldı. Bununla birlikte kullanıcıların yüzde 70,3’ü birden fazla masaüstü ekran okuyucusu kullandığını, yüzde 38,4’ü ise üç veya daha fazla ekran okuyucusuna başvurduğunu belirtti. Bu bulgu, bir web sitesinin tek bir ekran okuyucu ile test edilmesinin yeterli olmayabileceğini gösteriyor.
Tarayıcı, işletim sistemi ve mobil kullanım
Birincil ekran okuyucuyla en sık kullanılan tarayıcı Chrome oldu. Chrome yüzde 52,3, Edge yüzde 23,6, Firefox yüzde 15,9 ve Safari yüzde 4,8 oranında bildirildi. Masaüstü ve dizüstü kullanımında Windows yüzde 90,7 ile açık ara öndeydi; Mac yüzde 6,3, Linux ise yüzde 1,6 oranında kaldı.
Katılımcıların yüzde 91,8’i mobil cihazda ekran okuyucu kullandığını söyledi. Birincil mobil platformda iPhone, iPad veya iPod touch yüzde 73,3, Android yüzde 24 oranındaydı. Mobil ekran okuyucularda VoiceOver yüzde 72,2, TalkBack yüzde 29,5 ve Commentary/Jieshuo yüzde 8,2 oranında bildirildi.
Kullanıcılar erişilebilirlikte ne bekliyor?
Katılımcıların yüzde 83,9’u web erişilebilirliğini iyileştirmede daha erişilebilir web sitelerinin, daha iyi yardımcı teknolojilerden daha büyük etki yaratacağını düşündü. Bu sonuç, erişilebilirliğin yalnızca ekran okuyucu üreticilerinin çözmesi gereken bir konu olmadığını; web sitesi sahiplerinin, tasarımcıların, içerik üreticilerinin ve geliştiricilerin de doğrudan sorumluluğu bulunduğunu hatırlatıyor.
Uzun sayfalarda bilgi bulmak için katılımcıların yüzde 67,8’i önce başlıklar arasında gezindiğini belirtti. Başlık düzeylerini katılımcıların yüzde 88,3’ü çok veya biraz yararlı buldu. Bu nedenle içeriklerde anlamlı ve hiyerarşik başlık yapısı, ekran okuyucu kullanıcıları için yalnızca teknik bir ayrıntı değil, temel bir gezinme aracıdır.
PDF belgeleri de önemli bir sorun alanı olmaya devam ediyor. Katılımcıların yüzde 85,6’sı PDF belgelerinin kendileri için önemli erişilebilirlik sorunları çıkarma ihtimalini çok veya biraz yüksek gördü. Microsoft Word belgelerinde aynı oran yüzde 31,1’de kaldı. Kurumların belge paylaşımında erişilebilir HTML veya düzgün yapılandırılmış Word belgelerini değerlendirmesi bu nedenle önem taşıyor.
Yapay zekâ kullanımında öne çıkan alanlar
Araştırmaya katılanlar yapay zekâyı en sık görsel betimleme ve alternatif metin üretimi için kullandığını bildirdi. Bu kullanım yüzde 60,1 oranında belirtildi. Karmaşık görsellerin ayrıntılı analizi veya betimlenmesi yüzde 49,7, web sayfalarının ve belgelerin özetlenmesi yüzde 37,1 oranındaydı. Katılımcıların yalnızca yüzde 8,2’si bu seçeneklerin hiçbirinde yapay zekâ kullanmadığını söyledi.
Bu veriler, yapay zekâ ile üretilen betimlemelerin ve özetlerin erişilebilirlik açısından yararlı olabileceğini gösteriyor; ancak otomatik çıktılar insan denetiminin yerine geçmiyor. Özellikle özel adlar, tablo ilişkileri, grafik verileri ve bağlamsal bilgiler kullanıcıya sunulmadan önce kontrol edilmeli.
Türkiye’deki geliştiriciler ve topluluklar için anlamı
WebAIM araştırması Türkiye’ye özgü bir kullanım ölçümü sunmuyor. Buna rağmen Türkiye’de uygulama ve web geliştiren ekipler için uygulanabilir birkaç açık ders var: içerik başlıklarla bölünmeli, bağlantı metinleri hedefini anlatmalı, form alanları etiketlenmeli, klavye kullanımı korunmalı, dinamik içerik değişimleri ekran okuyucuya duyurulmalı ve PDF belgeler erişilebilir biçimde hazırlanmalı.
Test sürecinde yalnızca geliştiricinin kullandığı teknolojiye güvenmek yerine en az bir Windows ekran okuyucu, bir mobil ekran okuyucu ve farklı tarayıcılarla gerçek kullanıcı senaryoları denenmeli. Türkçe seslendirme, tarih-sayı biçimleri, odak sırası ve uygulama içi hata mesajları ayrıca kontrol edilmeli. Görme engelli kullanıcıların deneyimini tasarımın son aşamasında doğrulamak yerine gereksinimlerin başında sürece dahil etmek daha güvenilir sonuç verir.
Sonuç
WebAIM’in 11. araştırması, ekran okuyucu kullanıcılarının tek tip bir grup olmadığını; farklı ekran okuyucuları, tarayıcıları ve cihazları birlikte kullandığını gösteriyor. En güçlü mesaj ise kullanıcıların daha iyi yardımcı teknolojiler kadar, daha erişilebilir web sitelerine de ihtiyaç duyduğu. Türkiye’de erişilebilir dijital ürünler geliştirmek isteyen ekipler için bu sonuçlar, test kapsamını genişletmek ve gerçek kullanıcı geri bildirimini sürece erken almak adına güncel bir referans oluşturuyor.
Kaynak
WebAIM, Screen Reader User Survey #11 Results, son güncelleme 29 Eylül 2026. Araştırmanın örneklem ve genelleme sınırlamaları kaynak sayfasındaki açıklamalara göre aktarılmıştır.
Uygulama Akademisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.